Çok ama çok kapsamlı bir Kindle incelemesi

Gel abi kindle övüyoruz…

Tanım: Kindle mont ve kot cebine rahatlıkla sığan ama gömlek cebine sığmayan, günümüz elektrik aletlerinden olmasına rağmen sadece okuma eyleminin yapılabileceği, e-ink denen keşif ile güneş tam tepedeyken bile ekranının görülebildiği ve asla göz yormayan ve bazen bir ayda bazense iki ayda bir şarj etmeniz gereken alettir.

Yakın zamanda bir dost meclisinde bir yandan çayları yudumlarken, öte taraftan da kitap okuma alışkanlıklarımız üzerine hasbihal ediyorduk. Bir süre sonra ise konu Kindle ile toplu taşımalarda bir şeyler okumanın nefisliğine gelmişti. Muhabbet koyu bir şekilde devam ederken masamıza gelen Said Bey’e, Umut Sarıkaya’nın bir karikatüründen esinlenerek Gel abi, kindle övüyoruz’ dediğimi hatırlıyorum. Sahiden de biz Kindle sahipleri evire çevire Kindle güzellemesi yapıyorduk.

Yaptığımız şey çok normaldi, çünkü nazarımda Kindle denen alet, hakikaten açık ara dünyanın en güzel aletiydi. iPhone’umu mu kaybetmek, yoksa Kindle’ımı mı kaybetmek? Direkt iPhone diyemem ama bir kaç dakika sonra diyebilirdim. Kimine bu söylem abartı gelebilir ama benim için öyle değil. Kindle’ımı efsane ötesi seviyorum. Sevdiğim ile aynı oran kadar kitap okumuyorum ama zaten ben Kindle’ı internette karşıma çıkan ilginç makaleleri, hikayeleri, blogları, haberler yorumlarını okumak ve İngilizcemi geliştirmek için kullanıyorum. Zamanında iPad aldığımda bir süre sonra hiç kullanmadığım için annem radyo dinlesin diye ona bırakmıştım. Kindle için durum tam tersiydi. Bir hafta sonra ilk kitabımı bitirip, aletin inciğini cıncığını çözdüğümde, Kindle’ı karşıma alıp ‘Tamamdır, aldığın para helali hoş olsun.’ demiştim.

Bazı bazı çok mutlu olduğum zamanlar herkese çay ısmarlamak isterim. Sonraları ise otobüslerde hala daha kendikıraş oynayanları gördükçe; keşke diyorum birisi bana bir kaç milyon dolar verse de bende herkese bir Kindle alabilsem demeye başladım.

Faideli bir fikir: İnsanlar, sevdiklerinin doğum günleri yaklaştığında girmiş oldukları ‘ay ne alsam’ kaygısını bir yıllığına Kindle alarak yenebilirler.

Bir insan Kindle’ı neden olumsuz olarak eleştirir?

Hem Kindle’ı tanımadıkları için hem de iyi bir okur olmadıkları için.

Bir insan tanıdığı bir şeyi ya da kişiyi sever. Mesela ben Snapchat’i bir özürlü gibi bir türlü kullanmayı öğrenemedim ve sevmiyorum. Zaten hayatta eline bir Kindle almamış Türk vatandaşlarının aleti yerden yere vurması son derece doğal. Çünkü necip milletimizin en büyük kalbi duygusu nefret. Kedi sevmez, insan sevmez, ötekini sevmez, Kindle’ı neden sevsin?

Diğer bir sebepte hali hazırda malumunuz sular seller gibi kitap okumaması. Ülkenin kitap okuma oranları ortada. Eleştiren kitlenin çoğunun kitap okumadığını matematiksel olarak ispat etmek zor olmasa gerek. Kitap okumayan kitlenin çok çok fazla olmasının yanında, bilmediği halde her konu hakkında fikir yürüten, hatta daha da kötüsü aynı kitlenin hakkında fikir sahini olmadan söylediği şeylerin doğruluğundan son derece emin olması.

Hayati bilgi: Matematik yalan söylemez.

İstatistiki bilgi: Yukarıda linkini verdiğim dökümanı okumaya üşenenler için, Türkiye’de düzenli kitap okuma oranı devlet verilerine göre %0.01.

Zaten bir çevremde gördüğüm Kindle’ı ya da herhangi bir başka e-reader’ı eleştiren kişiler aslında çok fazla kitap okuyan kişiler değiller. Deli gibi kitap okuduğunu bildiğim, ya da konuşurken ‘bu adam çok mürekkep yalamış.’ dediğim kişilerin tamamının benden Kindle istediğine ya da nasıl temin edebileceğine bizzat şahidim.

Peki bu kitle Kindle’ı ne ile eleştiriyor?

Herkes kitap kokusuna bayılıyor. O yüzden kütüphanelerimiz bomboş. Ha bir de kitaplar çok pahalı. O yüzden kitap okumayalım. Gazeteyi de sadece köfte ekmek yerken okuruz.

Bazısı kitabı hissedecekmiş. Kokusunu duyacakmış. Kendileri bilir. Fekat bazen kalın bir kitabın kenarları parmaklara temas ettiğinde değişik bir rahatsız olma hissiyatını eminim tek ben yaşamıyorumdur.

Kindle’ın dokunmatik özelliğinin bir iPad etkisi göstermemesi malum yukarda bahsettiğim çevrelerce eleştirisi konusu olabiliyor. Çünkü Kindle’da bir şey okurken diğer sayfaya geçmek için tıkladığınızda bu süre yarım saniye gibi bir şey sürüyor. Ve yarım saniyeden daha az vakit kaybı gününün tüm anını dolu dolu yaşayan biz insanlık için haliylen batıyor. Bu eleştiriyi her gördüğümde beynim yanıyor.

iPad’in her türlü daha iyi bir alet olduğunu iddia edenlerse çoğunlukta. Evet, iPad fonksiyonel olarak daha güzel bir alet. Ama konumuz kitap okumak ve kitap okumak için tek güzel şey ise Kindle. Çünkü iPad ve türevlerinin bazısı ne kadar hafif olursa olsun bir süre sonra kolunuz kopma noktasına geliyor. Ayrıca iki eliniz dolu iken sayfa falan değiştiremiyorsunuz.

İyi bilgi: Kindle’da ise bir elinizde bir şeyler okuyup, diğer eliniz başka bir şeyle meşgulken sayfa değişimini burnunuzla bile yapabilirsiniz…

Bazısı da her daim çok renkli hayatlara sahip olduğu için ve sürekli renkli renkli illüstrasyon kitapları sipariş edip, okuduğu için, Kindle’ın siyah-beyaz olması onlara batıyor.

Yıllar önce kabul edilebilir bir eleştiri olan ‘Türkçe kitap yok abi.’ eleştirisinin ilmin ve korsancılığın gelişmeleri neticesinde bir hükmü kalmadı. Basit bir Google araması ile onbinlerce Türkçe kitap bulabilirsiniz. Ya da Ekşisözlük’ün meriktokrasi denen bir kitap ağı var. O ağa online olarak dahil olursanız, dilediğiniz kitapları bedavaya temin edebilirsiniz.

Özetle yukarıdaki eleştirilerinin neredeyse hiçbir hükmü yok. Ancak internette karşıma çıkan bir makalede okuduğum kadarıyla, Kindle’dan okuyan bir insanın aklında daha az detay kalıyormuş. Araştırmanın detaylarına şuradan bakabilirsiniz.

Bir insan neden okuma işini Kindle ile yapmalı?

Bir Kindle ile sadece okuyabilirsiniz. Başka bir şey yapamazsınız.

Aslında okumaya niyeti olan bir insan için Kindle ya da basılı bir kitabın gün içerisindeki ortalama okuma süresini çok fazla değiştireceğini sanmıyorum. Zaten kitap okumaya safiyane niyeti olan birisi ‘Ya bu kitabın dijital hali yok mu? O zaman okumam.’ demez. O yüzden bu yazı sadece okumaya niyetli olan insanlar için iş görür.

Sadece günümüz edebiyatını sevenler Kindle almamalı, çünkü yeni çıkan Türkçe kitapların digital haline uzunca bir süre ulaşmak imkansız…

Okumak eylemini sadece kitap okumakla sınırlandırmamak gerek. Teşbihte hata olmasın, ağzı olanın dilediği zaman konuşması gibi, interneti olan herkesin yazabilmesi gibi bir gerçek var. Ve bazıları akıllara durgunluk verecek derecede nefis yazılar yazmakta. İşte ben o blog yazılarına ya da haber yorumlarını okumaya bayılıyorum. Bilgisayarın baydığı anlarda, toplu taşımalarda o yazıları Kindle gibi bir şey dışında sağlığınızı bozmadan okumak mümkün değil. Kimi doktora öğrencileri her daim araştırmaları için makale okumaları yapmak zorunda. Ninelerimiz, dedelerimiz genel olarak Kuran-ı Kerim okumak istemekte.

Niyet okumaksa, Kindle dışında her şey teferruattır.

Ve neden Kindle?…

İçinde hali hazırda bulunan sözlükler vesilesi ile internet bağlantınızın olmadığı anlarda anlamını bilmediğiniz bir kelimenin anlamını basit bir şekilde öğrenebilirsiniz. Kindle’ın içinde İngilizce sözlük otomatikman geliyor. Siz dilerseniz Osmanlıca ya da İspanyolca bir sözlüğü de manuel olarak ekleyebilirsiniz. Sonrasında ise olayın başka bir güzelliği daha var. Bakmış olduğunuz kelimeleri toplu halde görebiliyorsunuz. Orada toplu halde karşınızda duran kelimeleri kısa sürede tekrar gözden geçirerek zihninizde kalıcı olmasını sağlayabilirsiniz.

Işık olayı ise tam bir efsane. GÖZ YORMUYOR. Yıllar önce belediye otobüsünde PSP ile oyun oynarken, ya da atmden para çekerken ‘Bu teknoloji ne zaman güneş ışığının etki etmediği ekranlar yapacak.’ diye feryadımı sadece Amazon şirketi duymuş ve Kindle’ı yapmışlar. Karanlık, aydınlık demeden dilediğiniz vakit Kindle’dan bir şeyler okumak mümkün. Dahası gece yatarken, siz bir şeyler okuma gayretindeyken yanınızdaki eşinizin ‘Kapat şu ışığı ya!’ isyanını da çözmek adına dışarıya ışığın yayılımını engellemişler. Örneğin, bir otobüste seyahat ederken siz gece kitap okumak için üzerinizdeki ışığı açtığınızda, arkanızda rahatsız olan amca tarafından rahatsız edilmeyin diye adamlar Kindle’ın sadece okuyanın görebileceği bir şekilde ışık yayılımını yapmışlar.

Ayraç olayı ise bambaşka bir güzellikte. Kindle ile aynı anda dilediğiniz kadar kitap okuyabilirsiniz. Ve dilediğiniz zaman hangi kitaba geçerseniz geçin, en son kaldığınız yerden devam ediyorsunuz. Ya da beğendiğiniz bir kitapta kenarını kıvırdığınız sayfa yerine Kindle’da o sayfaya özel bir ayraç koyabiliyorsunuz. Hatta daha ötesini diyeyim. Siz yeni bir Kindle aldınız. Hesabınızı bağladığınız ve okumakta olduğunuz kitabınızı yeni Kindle’ınıza eklediniz. Yine kaldığınız yerden devam ediyor.

Ekstra detay bir özelliği ise okuma hızınıza göre, kitabınızın ya da kitabınızın ilgili bölümünün bitmesine ne kadar süre kaldığını söylemesi. Bu özellik, yeni bir kitaba başladığınızda afallıyor ilk başlarda. Mesela siz kitapta ilerledikçe ve aynı hızda okumanıza rağmen kitabın tahmini bitim süresi artıyor. Bir 15–20 sayfa sonra ise toparlıyor ve rayına giriyor.

Bazen insan Kindle’ını evde unutabilir. Ama o gün otobüste giderken canı deli gibi okuduğu kitabına devam etmek isteyebilir. Bu kişinin o an Kindle’ı unuttuğu için üzülmesine gerek yok. Telefonunuzdan Kindle uygulamasını indirip, hesabınıza girip kaldığınız yerden okumaya devam edebilirsiniz. Bir çok kişinin bu özelliği kullandığını biliyorum.

Not alma babında beğendiğiniz kısımların altını çizip, o kısımlarla ilgili notlar alabiliyorsunuz. Bu altını çizdiğiniz kısımlar sizin ilk okuduğunuz satırın altını çizme eyleminizle otomatikman oluşturulan ‘My Clippings’ denen bir dökümanın içinde kronolojik bir sıra ile yer alıyor. Sonrasında da dilediğiniz zaman gidip nefasetle bakabiliyorsunuz.

Mühim tavsiye: Bu notlara sonradan bakma hadisesi kanımca çok mühim. Çünkü siz bir kaç kere kısa aralıklarla o altını çizdiğiniz notları okursanız, okuduğunu makaleyi ya da kitabı bir ömür asla unutmazsınız.

Kindle’ı daha da güzelleştiren püf noktalar

3G’li Kindle alırsanız dünyanın her yerinde internet erişimine sahip olabilirsiniz. Evet yanlış duymadınız. iPad ya da diğer aletler gibi internet hattı falan almadan, içerisinde yer alan özellikle her an her yerde çeken sonsuz bir internetiniz oluyor. Bu internet Facebook’a falan girmeye yaramasa da, o an okuduğunuz bir kelimeyi, kişiyi Wikipedia’da araştırmanız için çok iş görür. Ya da okuduğunuz bir kitabın kaynaklarına tıklayıp daha fazla geniş çaplı bilgiye ulaşabilirsiniz. Veyahut evden çıkmadan önce online olarak Kindle’ınıza gönderdiğiniz dökümanları, Kindle’ınızı açtığınızda otobüste ya da herhangi bir yerde wifi bağlantınız olmadan dahi indirebilirsiniz.

Abonelik fırsatları ile dünyanın en güzel dergilerini ve gazetelerini ya bedavaya ya da çok çok çok ucuza okuyabilirsiniz. Örneğin Amazon hesabınızla NY Times’a abone oldunuz. Tahminim size en az 1 haftalık deneme süresi verecekler. Siz bir hafta boyunca nefasetle o gazeteyi sabah kalkıp, Kindle’ınıza indirebilirsiniz.

Mühim Not: Yaptığınız deneme abonelikleri için telefonunuza hatırlatma eklerseniz iyi olur. Yoksa unutursunuz ve deneme süreniz bittiğinde sizden aylık ücreti tahsil ederler. Üşenmeden bu not tutma işlemini yapmak gerek.

Kindle kullanan insanlarla aktif bir iletişime geçmek çok mümkün. İnsanlar bir şeyler okurken dikkatlerini çeken noktaların altını çizip başkaları ile paylaşıyorlar. Böylelikle bir kitaptan ya da yazıdan daha da faydalanabiliniyor.

Bazı problemler ve çözümleri

Kindle denen dünyanın en güzel alet pek tabi ‘O kadar kusur kadı kızında da olur canım.’ dedirtebiliyor. Fekat bir şeyler okumaya niyetli insanlar için bu problemler çok basit bir hamlelerle ekarte edilebiliyor.

  • Evet, PDF dökümanları Kindle’da güzel gözükmüyor. Tam performansla çalışmıyor. Metnin sağı solu kayıyor, metin tasarımsal olarak hiç tatmin etmiyor. Ama üzülmeye gerek yok. Bu PDF dosyalarını, ayarlardan girerek word dosyasına çevirip, yeni haliyle Kindle’ınıza aktardığınız vakit bu problemi aşmış oluyorsunuz. 2 dakika bile sürmeyecek bir külfet Kindle’a toz kondurtmamalı.
  • Kindle EPUB uzantılı dosyaları desteklemiyor. Doğru olmasına doğru da bu problemi kim takar? Bunun bir problem olarak gösterilmesini de anlamıyorum. Bizler iPhone’a, Android için yazılmış bir uygulamayı yükleyemiyorsak, Kindle’a da abudik gubidik e-kitap okuyucuları için yazılmış formatları yükleyememiz son derece normal. Kaldı ki bu problemi mükemmel bir şekilde aşmak da mümkün. Calibre denen can dost program ile 2–3 dakikanızı alacak bir hareket sonrasında EPUB uzantısını MOBI uzantısına çevirmek mümkün. Aşağıda bir yerlerde Calibre kullanımı da anlatıyor olacağım.

Türkiye’den Kindle nasıl alınır ve nelere dikkat edilmeli?

Zamanında matbaanın Osmanlı Devleti’nce ülkeye geç sokulması gibi, Kindle’ın paragöz yayıncılar tarafından bir türlü ülkeye sokulmaması hepimizin ayıbı. Youtube ile anlaşmak varken, insanlar Youtube’dan müzik dinlemesin diye Youtube’u kapatan, Last.fm gibi bir efsaneyi ülkeden kovan bir ülkenin hali zaten ortada. Her neyse konumuza dönelim…

1 Kindle mutlaka ama mutlaka Amazon’dan alınmalı. Çünkü Amazon’dan alınan bir Kindle’ın sözlü olarak söylenmese de, gerçekte sonsuz bir garanti süresi var. Allah korusun Kindle’ınızın başına bir şey geldi. Piksel problemi oluştu, ekranı çizildi vesaire… Amazon ile görüşüyorsunuz. Size elinizdeki Kindle’ı gönderin yenisini gönderelim diyorlar. Ve bunu hiç problem etmiyorlar. Ama siz Kindle’ınızı Best Buy gibi yerlerden alırsanız, Amazon’un garanti kapsamından asla yararlanamıyorsunuz. Best Buy ise garanti vermek için çok fahiş fiyatlar istiyor. Bir de fahiş fiyatlara Türkiye’de satan ticari ahlak yoksunlarından almayın. Aklınıza burada ‘İyi de Amazon, Türkiye’ye Kindle göndermiyor ki!’ sorusu gelmiş olabilir. Panik yok. 6. maddede nasıl alacağınızı anlatıyor olacağım.

2 Bazen siparişinizi ertesi güne verebilirken bazense 2 ay sonraya vermek durumda kalabiliyorsunuz. Amerika’daki insanların talebine göre ürün stoklarda olmayabiliyor. Buna hazırlıklı olun.

3 Kindle’ın çeşitli versiyonları var. Bunlar Paperwhite modeli, Voyage modeli ve en son çıkan Oasis modeli. Şuradan hepsinin kıyaslanmasına göz atabilirsiniz. En uygun fiyatlısı şu an itibariyle Kindle Paperwhite. Ürünlerin özelliklerini Amazon’da uzun uzadıya analiz edersiniz. Ama çok fazla para vermek istemeyen Paperwhite alsın çıksın derim. Hem burada yazdığım tüm özelliklere sahip, hem de fiyat olarak çok ucuz.

4 Kindle’ınızı seçtikten sonra Amazon size ürünü reklamlı mı (With Special Offer) yoksa reklamsız mı (Without Special Offer) almak istediğinizi soracak. Reklamsızı tercih ederseniz ekstradan $20 vermeniz gerekiyor. Amazon’un reklamdan kastı, Kindle’ın ekranı kilitliyken Amazon’un size önerdiği kitapların reklamları çıkıyor. Ki bu reklamlar hiç öyle rahatsız edici pop-up reklamları gibi değil. Bazen çok güzel kitaplar karşınıza çıkabilir. Yazının başındaki görselde, Kindle’ın ekranındaki bir reklam mesela.

Faideli bilgi: Ürünü alırken Amazon müşteri hizmetleri ile konuşup, ürünü Türkiye’de kullanacağınızı söylerseniz onlar sizden ekstra bir para kesmeden reklamları kaldırıyor diye bir rivayet dolanıyor internette. Denemekte fayda var.

5 Kindle’ınızı aldıktan sonra yanında mutlaka kılıf da almak gerekiyor. Yani zorunda değilsiniz ama ilerleyen süreçte aletinizi korumak istiyorsanız, üzülmek istemiyorsanız almanız gerekiyor. Çünkü ekranı çok hassas. Uçakta koltuğumda duran Kindle’ın üzerine düşen 5 kuruş ekranın altında yarım santimlik bir çizik oluşturmuştu. Canım yanmıştı. Sonrasında da kılıf almıştım. Amazon’un kendi Kindle orijinal kılıfları $39 gözükse de kampanya olduğunda $20'a kadar düşebiliyor.

6 Evet Amazon, Türkiye’ye Kindle göndermiyor. Türkiye kredi kartınızı kullanarak satın alabilirsiniz ama kargo adresi olarak Türkiye toprakları içinde bir yer gösteremezsiniz. Ya Amerika ya da Kanada’dan gelen bir arkadaşınız olacak ya da ekstradan $35 ekstra parayı Borderlinx gibi güvenilir bir aracı kuruma verip ürünü getirteceksiniz. Borderlinx ile işlem çok basit. Borderlinx hesabınızı açınca size bir Amerikan adresi verecek ve siz ürünü oraya kargo ücreti ödemeden göndereceksiniz. Amazon size Kindle’ın ne zaman teslim edileceğini söyleyecektir. Çünkü bazen ürün stoklarda olmayabiliyor ve bazen 2 ay gibi bir süre beklemeniz gerekebiliyor demiştim yukarıda. Ürün Amerika’daki adrese gittiğinde 2. aşamaya geçiliyor. Burada aldığınız Kindle, Türkiye’nin yurtdışından verilen siparişler için koymuş olduğu 75 euro limitini az bi farkla geçeceği için gümrükte takılacak ve vergi vermek durumunda kalacaksınız. Borderlinx 2 gün sonra ürünü Türkiye’ye getiriyor ve sizin için bütün gümrük işlemlerini hallediyor. Gerekli olduğunda çalıştıkları kurye şirketi sizden bazı evraklar isteye de biliyor. Siz bunları email olarak gönderebiliyorsunuz. Sonrasında da 1 hafta sonunda ürün size teslim ediliyor.

Tavsiye: Amazon Kindle’ı yılbaşı gibi özel günlere yakın alın. Hem indirimli oluyor hem de stoklarda yeterince bulunuyor.

Kindle’a içerik nasıl eklenir?

Kindle’a içerik göndermek dünyanın en basit işlemidir. Kablolu ya da kablosuz bir şekilde evin herhangi bir yerinde duran Kindle’a okumak istediğiniz herhangi bir şeyi çok rahatlıkla gönderebilirsiniz.

Kablolu aktarımı ben hiç kullanmıyorum, çünkü gerek görmüyorum. Peki ne kullanıyorum? Şimdi burada sizlere, internet aleminde pek fazla paylaşılmamış olan nefis 2 yöntemden bahsetmek istiyorum.

Send to Kindle: Bu özellik dünyanın en güzel özelliği olabilir. Bu özellikle Kindle’a uygun formattaki bir kitabı ya da dökümanı sürükle bırak yöntemi ile ya da tek tıklama ile kablosuz olarak Kindle’ınıza göndermenizi sağlayacak bir yöntem. Amazon’un şu sayfasına giderek gerekli programları indirebilirsiniz. Linke tıkladığınızda karşınıza bazı kısımlar gelecek. Orada işinize yarayacak 2 ayrı ‘send to Kindle’ uygulaması bulunuyor.

Bir tanesi internet tarayıcısı eklentisi, diğeri ise masaüstü programı. Peki aralarındaki fark nedir? Eklenti olarak, Chrome gibi bir internet tarayıcısına kuracağınız ‘Send to Kindle’ sizi dünyanın en mutlu insanı yapacaktır. Çünkü ziyaret ettiğiniz bir sitedeki yazıyı o eklentiye tıklayarak direkt olarak Kindle’ınıza gönderiyorsunuz. Örneğin, internette gezinirken karşınıza çıkan şu yazıyı o an okuyamayacaksınız ama evden çıktıktan sonra otobüste okumak istiyorsunuz. Hemen internet tarayınızdaki yüklü olan eklentiye tıklayıp ‘Send to Kindle’ diyorsunuz ve huoop yazı Kindle’da. Yapmanız gereken tek şey, Kindle’ı açıp yazının kısa bir süre içerisinde inmesini beklemek.

Diğeri ise masaüstü uygulaması. Yani bir ofis programı kurar gibi kuruyorsunuz. Kurduktan sonra Amazon’daki Kindle emailinizi bağlıyorsunuz ve okumak istediğiniz döküman ya da kitabı sürükleyip programın üstüne bırakıyorsunuz. Sonrasında da ‘upload’ butonuna tıklayıp dökümanı Kindle’ınıza göndermiş oluyorsunuz. Muazzam bir özellik.

Türkçe kaynak nasıl bulunur ve kitaplar Kindle formatına nasıl getirilir?

İnternette milyonlarca Türkçe kaynak bulunmakta. Özellikle Ekşisözlük’teki Meriktokrasi kitap ağına dahil olarak şu ana kadar elden geçmiş binlerce Türkçe kaynak’a ulaşabilirsiniz. Emin olun, yeni dönem edebiyat kitapları hariç bütün aradığınız kitapları bulacaksınız. Ayrıca şu başlığı incelerseniz karşınıza çıkacak diğer sorunların da çözümlerine kolayca ulaşabilirsiniz. Yalnız oradaki tüm kitaplar EPUB formatında olduğu için o kitapları MOBI uzantısına çevirmeniz gerekmekte.

Bir EPUB uzantısını, MOBI haline getirmek işlemi de son derece kolay. İhtiyacınız olan tek şey ‘Calibre’ denen efsane programı kullanmak. Programı indirdikten sonra kurup, dönüştürme işlemini yapabilirsiniz. İşlem, Kindle için gereken tüm işlemlerde olduğu gibi çok basit. Dönüştürmek istediğiniz kitabı programın ortasındaki kocaman boş beyaz alana bırakıyoruz. Sonra da o kitabı üzerine tıklayarak seçip, üstteki ‘Convert Books’ seçeneğine tıklıyoruz. Yeni açılan pencerede sağ üst köşede kitabın formatını MOBI olarak seçiyoruz. İşlem bittiğinde Calibre size bildirecektir. Sonra beyaz kısımdaki dönüştürmek istediğimiz kitabı sağ tıklayıp ‘Open containing folder’ diyoruz ve dönüştürülmüş kitabı yukarıda açıkladığım şekilde Kindle’a gönderiyoruz. Bu kadar.

Çok faideli link: Kindle ile ilgili olarak Amazon hesabınıza buradan ulaşabilirsiniz.

En kalb-i muhabbetlerimle.

Math Teacher. Content Curator. Soccer player. Maradona fan. Mostly write about the lectures I love to learn better. alikayaspor@gmail.com

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store